Yüz yıllardır çatışan insanlık tarihine birçok şey katan zıt gibi görünse de aslında birbirini tamamlayan ve son yıllarda da birbirini destekleyen tarzda açıklamalar sunan bu iki konuya yaklaşırken hassasiyetli davranılmalıdır. Özellikle evrenin oluşumu ile ilgili bilim adamları din kaynaklarını ispatlayan açıklamalar yapmaktadırlar. Günümüz dünyasında herhangi birinden vaz geçemeyeceğimiz bu iki konuya dengeli yaklaşarak ve birbirini destekleyerek insanlık adına daha uyumlu ve olumlu sonuçlar alınmaktadır.

Ancak hala daha bu iki alanın da birbirinin tezlerini çürütecek nitelikte iddiaları bulunmaktadır. İnsanların bu tarz tartışmalara girmeden önce mutlaka konunun araştırmasını yapmış olmalı ve her iki tarafında açıklamalarını araştırmalıdır. Sonuç olarak kişi aklına ve mantığına uygun olan düşünceyi benimsemeli ve her ne olursa olsun düşüncesinin yanlış olabileceği ihtimalini de göz ardı etmemelidir. Bu iki alanın genel çalışma ve düşünce yapılarına sırasıyla bakalım;

– Bilim; İnsanlığın tüm yaşam alanlarında özellikle var oluşu açıklamak, türlerin everilmesi, türlerin devamı, insanlığın hayatını kolaylaştıracak yeni teknolojiler ve daha birçok konu da bilim adamları çalışmalarını sürdürmektedir. Son yıllarda bilim dünyasının en popüler konularından biri olan evrenin varoluşu, bilim adamlarını da kendi içeresinde çeşitli fikirlere bölmektedir.

bilim-din

Bazı bilim adamlarının hipotezleri ispatlanmakla beraber, bazılarının ki hala daha tez olarak insanlığın kafasında soru işaretleri ile yer almaktadır. Her geçen gün gelişen teknolojiler sayesinde insanlığın cevap ya da çare bulamadığı soruların cevapları ve çözümleri bulunmakta, dünya ve dünya hayatımıza dair bilimsel gerçekleri hep birlikte okumaktayız. Önümüzde ki yüz yılı göreme sekte, bilimin insanlığa kattığı bilgi ve teknolojilerle, şimdiden önümüzdeki yüzyılda olabilecek değişiklikleri tahmin edebilmekteyiz.

– Din; Terim olarak baktığımızda insanların manevi doygunluklarını sağlamada din faktörü çok önemlidir. Özellikle eski yüzyıllarda toplum düzenini sağlamada çok etkili bir faktör olmuştur. Ahlaki ve manevi değerlerin yanı sıra, kutsal kitaplar ile insanlığın ve evrenin var oluşuna dair birçok açıklama ve bilgi kutsal kitaplarda bulunmaktadır. Özellikle astroloji bilimi birçok din adamı tarafından icra edilmiş, yıldızlar ve gezegenler din adamlarının yazıtları ile açıklanmış ve gök haritaları çıkarılmıştır.

Geçtiğimiz yüzyıllarda Bilim Ve Din birbiriyle çatışsa da, içinde bulunduğumuz bu dönemde birbirlerini destekleyen çalışmalar ve açıklamalar yapmaktadırlar. Biri olmadan diğerinin olmayacağı gerçeği günümüz insanı tarafından kabul gören genel bir görüş haline gelmiştir.